Tarsus Sadık Eliyesil Forum

Eliyesil Forum
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Saat



En iyi yollayıcılar
Berk Büyükdurak (306)
 
metalicutku (189)
 
Orhan TAŞPINAR(Co-Admin) (97)
 
emre8/B (43)
 
ZıpZı (39)
 
....BY....NONDA.... (23)
 
Eren Özgökmen(Admin) (21)
 
Serhan AkAtAş (16)
 
emreftkaracan (14)
 
BüŞrA 8-E (13)
 
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Kimler hatta?
Toplam 2 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 2 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 49 kişi Perş. Şub. 03, 2011 11:52 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 tarsus evleri

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
emre8/B
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 43
Yaş : 23
Nerden : tarsus
Ruh Hali :
TAKIM :
Kayıt tarihi : 15/09/08

MesajKonu: tarsus evleri   Cuma Eyl. 19, 2008 7:16 pm

Tarsus Evlerinin Mimari Gelişimi

Geleneksel kent dokusunu oluşturan en önemli öğe konutlardır. Onların cami. medrese, mektep gibi sosyal bina üniteleriyle birlikte meydana getirdikleri mahalleler ise, şehirlerin en önemli kısımları arasında yer alırlar. Mahallelerin içlerinde kıvrımlı, dar, bazıları da çıkmaz sokaklar, hemen bütün Osmanlı şehirlerinde görülen klasik dokuyu oluşturur. Ticaret ve dinin sosyal hayattaki önemi şehrin kuruluşunda birinci derecede etkili olmuş; dolayısıyla yerleşmelerin çekirdeğinde ticaret merkezi ile Ulu camisi yer almıştır. Bu özellikleri bütün Osmanlı şehirlerinin, hatta, tüm İslam kentlerinin ortak motifi olarak görmek mümkündür. Tarsus'un kuruluş ve gelişmesi de bu şekilde Osmanlı klasik şehircilik anlayışında gerçekleşmiştir. Tarsus tarihinin görkemini ortaya koyan bu eski yapılar, bugün kısmen koruma alanı içerisinde kalan Cami-i Nur, Tekke, Kızılmurat ve Tabakhane mahallelerinde yoğunlaşmıştır.

Tarsus'un mahallelerinin sayısı ve adları, tarih boyunca değişiklik göstermiştir.Bu değişiklik mahallelerin azalması ve çoğalması şeklinde de dikkati çekmektedir. Elbette ki zamanla bir mahallenin muhtelif sebeplerle yerleşime daha uygun görülmesi, mahallelerin birleştirilmesi, yeni iskanlar, göç durumu, sosyal durum, tahribat ve benzeri sebeplerle mahallelerin durumunda böyle değişiklikler olması, tarihi ölçüler içinde normal sayılabilir.

XIX. yüzyıla ait belgelerden, 1293/1876 yılına ait Adana Vilayeti Salnamesi'ne göre, Tarsus'un mahalleleri şarkiyye (doğu)ve garbiyye (batı) olmak üzere iki kısma ayrılıyordu. Bu mahallelerin toplamı 21'di. Bu yüzyılın sonunda ise, mahallelerin sayısı 24'e çıkmıştı. Tarsus'un Osmanlılar tarafından fethi esnasında mevcut olan mahalleler yine büyük bir oranda isim değişikliğine uğramıştı. Buna göre fetihten sonraki durum ile XIX. yüzyıldaki mahallelerin isimleri Sofular, Cami-i Nur ve bazı ufak değişikliklerle gelen Debbağhane mahalleleri haricinde kalan bütün mahallelerin ismi değişmiştir.

Evler, konumları, işlevleri ve mimari özellikleriyle bir toplumun tarihine, kültürüne ve sosyo-ekonomik yapısına ışık tutar. Geçmişinde birçok uygarlığın yeşerdiği, değişik gelenek ve inançların yüzyıllar içinde birbirine eklemlendiği Tarsus'ta, iklim koşulları, malzeme olanakları ve toplum yapısı ile kendine özgü niteliklere sahip bir konut mimarisi gelişmiştir. Bir yandan ortak, bir yandan ayrıcalıklı çizgiler oluşturan bu konutlar, tarih içinde toplumların geçirdiği siyasal ve kültürel süreçlerle bağımlı bir çizgi izlemiştir. İşte bu bağlamda Tarsus evlerinin ayrı bir yeri vardır, farklı bir toplumsal yapının ve farklı sosyo-ekonomik koşulların egemen olduğu belirgin bir sürecin ürünleridir. Evlerin arasında çok azı geçmiş yüzyıla ait iken, büyük bir çoğunluğu Cumhuriyet döneminin hemen öncesinde ve sonrasında inşa edilmiştir. Gerek malzeme seçimi gerekse plan uygulaması yönünden Tarsus evlerinde ve evlerin oluşturduğu sokak görünümlerinde iklimin büyük etkisi görülür.

Sokaklar ve cepheler güneybatıdan esen hakim rüzgar yönüne doğru yönlendirilmiş, böylece dar cepheli olan konutlarda, sofalar ve odalar güneyden esen rüzgardan yararlanabilmiştir. Dokuda, Tarsus taşından (kalsiyum karbonat kökenli) yapılmış kalın duvarlar sayesinde yaz aylarındaki sıcaklık büyük ölçüde hafifletilmiş, sokakların dar; evlerin bitişik ve birbirini gölgelemesiyle duvarların yüksek tutulmasıyla da hemen hemen günün her saatinde güneşten fazla etkilenmeden yürünebilecek gölgelik kesimler elde edilmiştir. Tarsus'ta geleneksel dokuların tümünde homojenlik hakimdir. Osmanlı Dönemi konutlarının en büyük özelliği, çeşitli sosyal sınıfların herhangi bir ayrım söz konusu olmadan bir arada, yan yana uyum içinde yaşamalarıdır. Bu da, mahalle görünüşlerinin pek farklı olmamasını ve dokunun tümünde homojen bir strüktürün oluşmasını sağlamıştır.

Tarsus'ta geleneksel dokunun biçimlenmesinde, kullanılan her öğenin arkasında gerçekçiliğin ve akılcılığın yattığı öne sürülebilir. Estetik kaygıların ikinci planda bırakılarak, gereksinim duyulan işlevlerin, ne fazla konforla temini, ne de kendi öz gelenekleri ve yapı gereçlerinden yararlandığı görülür. Dışın güzelliği ve sadeliği, için fonksiyonelliği; iç-dış uyumundan kaynaklanmıştır. Varlıklı aileler yazlık ve kışlık konutları ayrı tutarken, orta halli aileler bu sorunu aynı binada, kışlık-yazlık katlar kullanarak çözmüştür. Geleneksel konutlar, plan düzenlemesi yönüyle genelde giriş, ara kat ve üst kat düzenine sahiptir. Giriş katı görüş etkisinin azaltılması ve mahremiyet nedeniyle dışa kapatılmış, ara kat kışlık kat olarak, üst kat ise yaşama birimlerinin yer aldığı esas kat olarak düşünülmüştür. Konut içinde yer alan her oda, günlük aktiviteleri yapabilecek şekilde organize edilmiştir. Odalarda ayrıca, İslamiyet'in etkisinden dolayı manevi tatmin ve iç yaşantı arayışı vardır. Bu içe dönük tarz, yalnızca ev içi yaşamını sokaktan gizlemek ve kadınlarını yabancılardan saklamak amacıyla değil, kendi inançları sonucu yarattıkları öze ve çevreye varma çabasının bir ürünüdür.

Geleneksel konutlarda kullanılan malzeme, doğadan taş, toprak, ahşap gibi malzemelerdir. Ahşap malzemeye dayalı mimari, tüm ülkede olduğu gibi Tarsus'ta da geniş bir kullanım alanına sahiptir. Sebebi ise ahşabın taşa göre daha büyük açıklıkları geçebilmesidir. Bu da malzemenin hafif ve çekmeye dayanıklı olmasından kaynaklanır. Ahşap,tavan döşeme, duvarlar, hatıl ve çıkmalarda kullanılmıştır. Cephe kuruluşlarında, dolgulu ve sıvalı olarak görülür. Ahşap konstrüksiyonda dolgu malzemesi olarak taş, tuğla ve kerpiç kullanılmıştır. Tarsus geleneksel konutlarında taşıyıcılar açıkta bırakılarak, strüktürel bir 'geometri oluşturan bir dış mimari kullanılmıştır.

Yaz aylarında bunaltıcı sıcaklarda binaların rüzgar yönüne doğru konumlandırılışı, insanı olumlu etkileyen, rahat ve verimli çalışma sağlayan konforlu mekanlar yaratmıştır. 19. yüzyıla kadar inşa edilen bazı geleneksel konutlarda, dışa tamamen kapalı, güney-güneybatı rüzgarını tamamen alabilen iç avlulu mekanlar da düzenlenmiştir. Cepheler güneşi kontrol edebilecek şekilde yerleştirilmiş; güneyde yüzeylerde geniş açıklıklar bırakılmasına rağmen, kuzeyde gerekmedikçe yüzeyde açıklık bırakılmamıştır. Özellikle güney pencerelerde güneş kontrol elemanları kul­lanılmıştır. Ayrıca sokak cephelerinde, yalnızca manzara ve plan geometrisini düzgün forma ulaştırmak için değil, rüzgardan yararlanmak için de açık ve kapalı çıkmalar yapılmıştır.

Kentsel alandaki geleneksel konutlar, iki katlı ve çatılı olarak inşa edilmişlerdir. Zemin katlardaki odalar küçük, az pencereli, tavan yüksekliği düşük tutulmuş, duvarları kalın, kerpiç ya da taş örgülü olarak karşımıza çıkar. İşlevsel olarak bu odalar, kış odaları olarak kullanım görürler. Normal katlarda tavan yüksekliği, yaz aylarında sıcak ve nemli havanın sirkülasyonunu sağlamak için yüksek tutulmuştur. çatı ile duvar bağlamında kullanılan saçaklar, 79° eğimle gelen güneş ışınlarından korunmak ve sağanak yağmurlardan yapıyı korumak için geniş ve uzun tutularak hem işlevsel birer ayrıntı, hem de estetik birer uzantı halinde mimariye dahil edilmişlerdir. Konutların üst bölümünde, çatıda bir oda ve geniş bir teras bırakılarak sıcak yaz akşamlarında hem oturma hem yatma mekanı elde edilmiş, gerektiğinde tahılların da kurutulabileceği elverişli bir zemin yaratılmıştır.

Sokak kapıları, evlerin iç dünyasını koruyan kale kapısı gibidir. Girişlerle beraber dikkati çeken kapılar farklı düzenlemeleriyle, hem de tek başına içerdikleri biçimleriyle, cepheleri bezeyen elemanlar arasında yer almaktadır. En çok görülen kapı biçimleri, kemerli kapılardır. Bu tür örneklerin tümü taştan yapılmıştır. İki kanatlı kapının çevresinde, kaide ve başlık görünümleri ile zenginleştirilen ve plastr izlenimi veren söveler yekpare bir lentoyu taşır. Bunun üzerinde ise kemer yer alır. Kemerlerin iç kısımları açıktır ve bu açıklık özel olarak biçimlendirilmiş dökme demirle bezenmiştir. Yapılarda kullanılan kemer biçimleri farklılıklar gösterir. Cepheleri hareketlendiren diğer mimari elemanlar pencerelerdir.Pencerelerin biçimleri sövelerin bezemeleri Tarsus evlerinin yalın cephelerinde ve özellikle ön cephelerde dikkati çeken mimari elemanlardır. Zemin kat ve üst kat penceresi her zaman dikey eksenlerde yer almaktadır. Tarsus evlerinde pencereler lentolu, kemerli ve oval olmak üzere üç tipte görülmektedir. Taş evlerde taş söve görüldüğü gibi, ahşap söveli uygulamalar da vardır. Ancak bağdadi olarak inşa edilen bölümlerde, söveler her zaman ahşaptan yapılmıştır.

Geleneksel yapılanmada karşımıza çıkan her ev, servis mekanları dışında her odası ile bir çekirdek aile evidir. Yatma, yaşama, yemek yeme, hazırlama, misafir ağırlama için aynı mekan kullanılmıştır.

Odalar, birbirine karşıt durumda olan, başköşe, dip köşe ve bir de her iki ucun karşıtlığını içeren orta alan olarak bölünmüştür. Bu anlamsal bölünme, döşeme karakteri, yüksek ya da alçak oluşu, döşeme kaplaması, halı serili olması ya da olmaması ve döşeniş düzeni ile de vurgulanmıştır. Adadaki bu bölünme farklı karşıt fonksiyonların aynı mekanda sürdürüldüğünü gösterir. Odanın kapıya yakın bölümleri diğer alanlara oranla daha aktif olduğu ve her türlü işin yürütüldüğü alan olarak hem kirli alan, hem de ailenin kadın üyelerinin yer aldığı dip köşe olarak ayrılmıştır. Karşıt fonksiyonların bulunduğu odada dip köşenin karşıtı olan bölge, daha temiz, hizmet verilen, manzarası olan, pencerelerle dışa açılan, U şeklinde çepeçevre divanlarla çevrili, misafirlerin ağırlandığı ve ailedeki erkek bireylerin yer aldığı baş köşedir. Orta alan günün her saatinde birçok işlevi barındıran, misafir geldiği zaman da farklı bir işlevsellikle kullanılan bir konumda tutulur. Kısacası odalar, yemek zamanlarında yemek odası, geceleri divanların üzerine ve yere serilen yataklarla yatak odası, misafir ağırlarken de U şeklinde dönen divanlarla oturma odası fonksiyonu kazanmıştır. Bu, odalarda "esneklik" olarak betimlenebilir.

Bu kültürel miras olan tarihi yapıların korunabilmesi için Tarsus Belediyesi tarafından 1989 yılında i.T.Ü. Mimarlık Fakültesine "Tarsus Kentsel Arkeolojik Doğal Sit Alanları Koruma Amaçlı imar Planı" yaptırılmıştır. Bu koruma amaçlı imar planına göre Kültür Bakanlığı tarafından 1999 yılı itibarıyla bazı evlerin cepheleri onarılmıştır.

Tarsus, zengin bir kültürel mirasa sahip olan Anadolu'nun, önemli tarihi kentlerinden biridir. Bu kenti günümüzde değerli kılan en önemli unsurlardan biri ise, geleneksel doku bütünlüğünün yerleşimde halen bulunmakta oluşudur.

Tarsus'un zamana direnerek bugüne kadar var olmayı başarabilmiş kültürel değerlerinin korunması ve geleceğe ulaştırabilmesi, ciddi bir çabanın gösterilmesini gerektirmektedir. Tarsus tarihi dokusu, günümüzde birçok problemlerle karşı karşıyadır. Tarihi yapı stokunun

geçen zaman sürecinde yıpranmış olması, binalarda kapsamlı onarımlar yapılmasını gerektirmektedir.

Geleneksel zanaatların önemini yitirmesi ve sosyoekonomik yapısının değişmesi nedeniyle ortaya çıkan sorunlar kentsel mekanı doğrudan etkilemekte; tarihi yapıların terk edilmesi ya da bakımlarının yapılamaması gibi sonuçlar doğurmaktadır.

Tarsus kenti tüm bu olumsuzluklara rağmen kimliğini korumak için direnmektedir. Ancak yerel ve merkezi yönetimler, üniversite, sivil yapısının değişmesi nedeniyle ortaya çıkan sorunlar, kentsel mekanı toplum örgütü, aydın, halk gibi farklı odakların, güçlerinin entegre edilmeye çalışıldığı bir model içinde sürdürülmek istenen çalışmaların geliştirilebilmesi için, daha geniş bir katılıma ihtiyaç vardır. Tüm tarihi kentler gibi Tarsus' un da kimliğine sahip çıkma çabasında başarıya ulaşması; koruma çalışmalarının yaygınlaşmasına, süreklilik kazanmasına ve kuramların uygulama alanına geçirilmesine bağlıdır
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Berk Büyükdurak
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 306
Yaş : 27
Ruh Hali :
TAKIM :
Kayıt tarihi : 09/09/08

MesajKonu: Geri: tarsus evleri   Cuma Eyl. 19, 2008 7:48 pm

saol...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Orhan TAŞPINAR(Co-Admin)
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Yaş : 22
TAKIM :
Kayıt tarihi : 04/08/08

MesajKonu: Geri: tarsus evleri   Cuma Eyl. 19, 2008 9:06 pm

saol...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.forumonline.hareketforum.com
Berk Büyükdurak
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 306
Yaş : 27
Ruh Hali :
TAKIM :
Kayıt tarihi : 09/09/08

MesajKonu: Geri: tarsus evleri   C.tesi Eyl. 20, 2008 8:24 am

paylaşımlarının devamını dilerim...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
metalicutku
Modaratör
Modaratör
avatar

Mesaj Sayısı : 189
Yaş : 23
Ruh Hali :
TAKIM :
Kayıt tarihi : 18/09/08

MesajKonu: Geri: tarsus evleri   C.tesi Eyl. 20, 2008 8:25 am

berke katılıyorum eline sağlık
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Orhan TAŞPINAR(Co-Admin)
Co-Admin
Co-Admin
avatar

Mesaj Sayısı : 97
Yaş : 22
TAKIM :
Kayıt tarihi : 04/08/08

MesajKonu: Geri: tarsus evleri   C.tesi Eyl. 20, 2008 12:24 pm

emre gerçekten güzel paylaşım tebrik ediyorumm....
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://www.forumonline.hareketforum.com
 
tarsus evleri
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tarsus Sadık Eliyesil Forum :: 8.SINIF DERSLER :: Türkçe-
Buraya geçin: