Tarsus Sadık Eliyesil Forum

Eliyesil Forum
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Giriş yap
Kullanıcı Adı:
Şifre:
Beni hatırla: 
:: Şifremi unuttum
Saat



En iyi yollayıcılar
Berk Büyükdurak (306)
 
metalicutku (189)
 
Orhan TAŞPINAR(Co-Admin) (97)
 
emre8/B (43)
 
ZıpZı (39)
 
....BY....NONDA.... (23)
 
Eren Özgökmen(Admin) (21)
 
Serhan AkAtAş (16)
 
emreftkaracan (14)
 
BüŞrA 8-E (13)
 
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
Kimler hatta?
Toplam 1 kullanıcı online :: 0 Kayıtlı, 0 Gizli ve 1 Misafir

Yok

Sitede bugüne kadar en çok 49 kişi Perş. Şub. 03, 2011 11:52 pm tarihinde online oldu.

Paylaş | 
 

 olimpiyat bir yasam tarzıdır

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
MfLTurusan
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 7
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 20/09/08

MesajKonu: olimpiyat bir yasam tarzıdır   C.tesi Eyl. 20, 2008 7:17 pm

M.Ö. 776 - M.S. 393 ?
OLIMPIA (Her dört yılda bir, yaz ayları bir tanesi hariç, tümü Olimpia'da, Olimpiyadlar'ın 28 asırlık tüm tarihini üç bölümde inceleyebiliriz.
1.M.Ö.776 yılında başladığına dair elimizde kalıntılar bulunan ve M.S.393 tarihinde, o zamanlar Constantinople diye adlandırılan bugünkü İstanbul'da oturan Roma İmparatoru I.Theodosius tarafından sona erdirilen ve "Klasik veya Eski Olimpiyadlar" diye adlandırılan 1.169 yıllık tarihçe .
2.M.S.393'den 1896'ya kadar geçen ve belki de doğru olarak, "Yarı Unutulmuşluk" devri diyebileceğimiz 1.503 yıllık zaman kesimi.
3.Kendinden evvel, bu konuda pekçok çalışma ve devamlı olamamış organizasyonlar yapılmasına rağmen, hayatını ve servetini ortaya koyarak, 1896'da I.Olimpiyadlar'ı Baron de Coubertin ' in başlatıp devam ettirdiği ve 100.yılını kutladığımız " Modern Olimpiyadlar"
Adını, yapıldığı Yunanistan'daki Olimpia yöresinden alan Olimpiyadlar'ın başlangıç tarihi, kesinlikle, M.Ö. 776 olduğu kabul edilmesine rağmen, bu olayı başlatan nedenler konusunda tarihçiler, aralarında pek anlaşamamaktadırlar.
Aslında, Olimpiyadlar'ın tarihi incelendiğinde, zamanla Yunan tiyatrosunun belkemiğini oluşturacak trajedi, dram ve sembolizmin büyük rolü olduğunu görülecektir.
Eski Yunan'da sporun milattan önce 776' da ilki yapılan Olimpiyatlar'la başladığını kesinlikle düşünmemek gerekir.Olimpiyadlar, adını bu yöreden almış ve hiçbir kesintiye uğramadan 12 asır devam etmiş bir olgudur.Diğer kentlerde yapılan başka spor şölenleri de Olimpiyatlar'ı örnek almışlar, ama hiçbiri, Olimpiyatlar kadar önem taşıyamamışlardır.
Eldeki bilgilere göre, ilk Olimpiyatlar'ın programında "Stade" diye anılan spor sahasının uzunluğu olan 192 metreyi kapsayan tek bir spint (hız) koşusu bir bakıma, Olimpiyatlar'ın temelini oluşturduğundan dolayı, her Olimpiyad bu koşunun adını alırdı.Bu nedenle de, 1. Olimpiyad Oyunları'nın adı Coroebus olarak da geçer.
Bu arada, bölgede güvenin sağlanması ve halkın rahat bir yaşama kavuşması ile, Olimpiyad programı da zamanla zenginleşti. Gençlerin de bu Oyunlar'da yer almasını sağlamak amacı ile, kendi aralarında yapılan çeşitli spor yarışmalarına katılmaları gerçekleşti.
Romalılar'ın M.Ö.II. asırda Yunanistan'a hakim olmaları ile Oyunlar'ın kurallarında bazı değişiklikler yapıldı ve sadece Yunan vatandaşına açık olması gereken Olimpiyadlar'a, Roma İmparatorluğu ' nun sınırları içindeki herkesin katılması gerçekleştirildi.
Demokrasi'nin beşiği olarak kabul edilen Yunan'da Olimpiyat Oyunları, sadece Yunanlılar için yapılırdı.Hiçbir yabancı veya esirler Oyunlar'a katılamaz, kadınlar da, sahaya seyirci olarak dahi giremezlerdi.
Her dört yılda yapılan bu oyunlar arasındaki dört yıl " Olimpias" diye adlandırılır ve Oyunlar sırasında tüm yetki hakeme bırakılırdı. Zamanla, spor dallarının çoğalması nedeniyle hakemlerin sayısıda 10'a çıkarılmıştı.
Oyunlar sonunda şampiyon olan sporcuya verilecek ödüllerde hakem tarafından verilirdi.Eski Yunan'da, Olimpiyat şampiyonun başlı başına bir yeri vardı. Şampiyonun ardından ikinci gelenin adını kimse hatırlamazdı.Amaç, " Zafer' e Ulaşmaktı" ve zafer de birinci gelmekle elde edilirdi.Günümüze kadar kalan kalıntılardan, her hangi bir spor dalında şampiyonun ardından gelen sporcuların hiçbirine ait belgenin bulunmaması da Olimpiyad şampiyonluğunun kıymetini anlatan bu inanışı desteklemektedir.Yarışmalara katılmak isteyen genç, Yunan vatandaşı da olsa, hakemlere hırsızlık veya cinayetten sabıkası olmadığını ispatlaması gerekirdi. Yarışmalara kabul edilen sporcuların adlarını ve katılacakları spor dallarını gösteren bir liste, herkesin görebileceğ bir yere konur ve Oyunlar sonuna kadar asılı kalırdı. Katılacak atletler, Olimpiyat kurallarına uyacaklarına dair yemin ederlerdi.
Zamanla, seyirci sayısının artması ve eldeki tesisin yetersizliği nedeniyle ilk yapılan stat üç kez yenilenmişti.Onbinlerce seyircinin ayakta seyrettiği Oyunlar sırasında, zamanın tanınmış filozof, düşünür, şair ve hatta tarihçileri de gelir, konuşmalar yapar ve Olimpiyatlar'ı seyredelerdi.
Günümüzün bazı yazarlarına göre, Olimpiyatlar süresince Yunan yarım adasında tüm savaşlar dururdu.Aslında küçüklü büyüklü kentdevletler, Olimpiyatlar sırasında da savaşlarına devam ederler,ama,Olimpiyatlar'a giden ve gelen sporcu ve seyirci kafilelerine kolaylık gösterirlerdi.
Stad'ın, içten içe boyu, 192 metrelik koşunun yapabileceği uzunlukta olup, genişliğide 35 metreyi geçmezdi.Eski Olimpiyadlar'la günümüzün sporları arasındaki en büyük fark, Olimpiyadlar'ın tamamen kişi sporuna dayalı bir anlayışla programlanmış olmasıdır.Eski Olimpiyad 'lar da, bu nedenle, hiç bir takım oyunu veya sporuna rastlanamaz.En kısa koşu, 12 asırlık bilinen tarihi içinde, 192 metre ve en uzunuda, daha sonraları eklenen ve adına "uzun koşu" denen stad'ın, başından sonuna kadar 7 veya 24 kez koşulmasını kapsayan yarışlardı.
Zamanımıza kadar yıpranmadan durabilen heykel ve yapıtlarda görülen güzellik ve mükemmellik vasıflarını Olimpiyadlar’da da kullanılan Eski Yunanlılar, Olipia'daki spor yapılan yörede yönetim, sağlık merkezleri, Olimpiyadlar'a katılacak sporcuların yarışmalar başlamadan bir ay evvel gelmeleri gerektiğinden, bu sporcuları barındıracak lojmanların ve bunların yanında sanat eserlerinin bulunmasına dikkat ederlerdi.
Olimpiyadlar'da tüm sporcular çıplak olarak yarışırlardı.Güneşten pek fazla rahatsız olmamak ve ciltlerini korumak amacı ile, zeytinyağı sürerlerdi.
Olimpiyadlar'ın bu haşmeti etrafa saçtığı hürmet, şampiyonların şöhreti ve toplum üzerindeki olumlu etkisinden olacak, zamanın pek çok tanınmış yazarı, olayı konu olarak ele almıştı.Bu yazarlar arasında, Eski Olimpiyadlar'a eserlerine çok büyük yer veren kişi olarak Pindar akla gelir.Ama, bu kadar heyecan, zafer, yenilgi, darm ve trajedinin gözlen önündeki bir toplamı olan Olimpiyadlar'ı konu ederken şairliği yanında spora verdiği önemle M.Ö. 518-438 yılları arasında yaşadığı sanılan Pindar, bir bakıma da "Spor Yazarlarının Babası" ünvanını alacak kadar meşhur olmuştu.
Atina'nın, şimdiki İranlılar'ın dedesi sayılabilecek ve yakın yörelerde büyük imparatorluk kurmuş Persler'i M.Ö.490'da yendikleri Maraton Savaşı'nı anlatan bir şiirinde Pindar, Philippides adlı bir askerin, atina'ya 40 km.lik bir mesafede bulunan Maraton'dan koşarak gelmesi, zafer haberini vermesi ve yorgunluktan düşüp ölmesini anlatmış ve bu şiir zamanımızda dahi, hala doğru olarak inanılan bir kanı haline dönüşmüştür.
Aslında, o zamanlar, uzun mesafe haberleşmesi,bu işi meslek haline getiren idmanlı kişiler tarafından yapılırdı. M.Ö.485 - 425 yılları arasında yaşamış " tarihçilerin babası" diye anılan HEREDOT 'un bu konuda hiç bir şey yazmaması, işin pindar tarafından dramatize edilmiş bir olay olduğunu desteklemektedir. Ama,pindardan kaynaklanan bu olay , XIX. asrın sonunda, yeniden canlanacak ve maraton kelimesi,olimpiyatlar dendiğinde akla gelen ilk isimler arasında yer alacaktır. Olimpiyatlar tarihi,zamanla çok gelişecek ve günümüzde dahi bizleri heyecanlandıracak Yunan tiyatrosunun tüm trajedi, dram ve sembolik kavramlarına sahiptir.
Olimpiyatlar yapıldığı sahanın, zamanla genişlemesi,büyük ve sanat eseri olarak kabul edilen yapıtların yer alması, 12 metre boyunda bir Zeus heykelini içine alabilecek kadar büyük bir tapınağın yapılması, spor tesisleri ve sporcuların barınakları ile birlikte, bu bölgenin gayet çarpıcı ve göz alıcı ve turistler için çekici bir yer olmasını sağlamıştır.
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
MfLTurusan
Üye
Üye
avatar

Mesaj Sayısı : 7
Yaş : 22
Kayıt tarihi : 20/09/08

MesajKonu: Geri: olimpiyat bir yasam tarzıdır   C.tesi Eyl. 20, 2008 7:18 pm

eet turusan çok haklısın çok güsel olmuşş
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
olimpiyat bir yasam tarzıdır
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Tarsus Sadık Eliyesil Forum :: Ortak Dersler :: Beden Egitimi-
Buraya geçin: